İnsanı enine boyuna sorgulatan birçok an vardır. Mesela sevdiğin, değer verdiğin ve hatta hayatından kesitleri sunduğun kişinin sebepsiz, ardında yığınla soru bırakarak çekip gitmesi. Evet tam olarak bu sizi bir yargıç edasıyla sorgulatıp durur. Belki uzun cümlelerle belki 5n1k yaparak kısa kısa...
Gelgelelim bunlara bir cevabınız olur mu? İlk bu durumla karşı karşıya kaldığınızda olmaz... Sonra sorgular tahminlere dönüşür, tahminler kesinliklere. Bu çekip gitmenin sebebi farklı olsa dahi siz kendi kesinliğinize inanırsınız uzun süre. Sonra çekip gidenin arkasından sanki gerçek anlamda yitirmiş gibi gözyaşları dökülür,siyahlara bürünülür. Çünkü biliyorsunuzdur çekip gidenin kararlılığını. "Hadi eyvallah" bile demeye teessüf etmez. Gider! Ona dokunabilme yollarınıza bir bir barikatlar kurar. O sizin için ölmüştür artık siz ise ondan daha önce... Belki bir kürek daha fazla toprak atılmıştır üstünüze. Çünkü giden eksik gider, kalan ise durduğu yerde çoğalır, bin parçaya bölünerek verir kendini toprağa.
sebep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sebep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Ekim 2015 Salı
3 Temmuz 2015 Cuma
Duvar
Bazı insanların gözleri öylesine kararmıştır ki, çevrelerinde ışıl ışıl parlayan onca şeyi en ufak bir an bile göremezler. Bu gözleri böylesine kararan insanları ancak ve ancak yalnız ve yalnız derin, uzun, soğuk duvarlar durdurabilir. İster yavaş ister son sürat hızla olsun, çarptıkları o an durupta sorgulayacaklardır herhangi bir şeyleri. Belki gözü karalıklarını belki yollarına engel bu duvarı.. Sonra yumruk yapmaktan nasırlaşmış ellerini açıpta duvarla ilk temaslarını yaşayacaklar. Bir kulaç, bir kulaç daha ilerleye ilerleye ve o taştan soğukluğa dokunarak aslında dört duvar arasında volta attıklarını aslında hiçbir yere gitmediklerini ve gidemeyeceklerini anlayacaklar. Bunca duvar gök kubbeden zembille inmedi ya! İndiyse de elbette vardır bir sebebi bu insanlar için. Belki bu duvarların orada olması yarar belki zarardır. Bilinmez.. Peki ya o duvarları bu insanlar kendi elleriyle ördüyse ve aslında elleri yumruklarını sıkmaktan değil de bu duvarları taşımaktan nasırlaştıysa? Ya bu insanların gözü kara bir kişiliği değilde bolca içine kapanıklığı varsa?
.. Öyle ya da böyle o duvarlarda var duvarların içine hapsolmuş insanlarda..
.. Öyle ya da böyle o duvarlarda var duvarların içine hapsolmuş insanlarda..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
